Güncel

ÜLKÜ OCAKLARI İL BAŞKANLARI BİR ARAYA GELDİ

ÜLKÜ OCAKLARI İL  BAŞKANLARI BİR ARAYA GELDİ

23 Mayıs 2019 07:49
-A

+A

 

“Kızıl Elma, bütün Türklerin bir araya gelerek kuracakları TURAN DEVLETİDİR”Milli Mücadelenin 100.Yılında Samsun'da 81 il genelinde “ ÜlküOcakları Gençlik Kongresi'nde"samsunda Hilton otelinde il  başkanları bir araya geldi.Milli Mücadelenin dönem öncesi Osman’lı devletinin son durumları,milli mücadele dönemi TüRK milliyetçilerin duruşuları ,şekillleri yapılan çalışmalar hakkında sunumlar yapan ocak başkanları ,çalışmanın amacı 1921 anayasası içerisinde ve 1921 anayasası çalışmaları sırasındaki herhangi bir noktada Türkçülük ile ilgili bir çalışma olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu çalışma yapılırken Büyük Millet Meclisinin kuruluşu olan 1920’den ilk anayasaya kadar olan zaman dilimindeki konuşmalar ve öncesindeki Türkçülük hareketleri araştırılması.
Kırşehir Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Akbayır gazetemize yapmış olduğu açıklamada ;“Eğitim ve Kültür vakfı genel başkanımız Dr. Sinan Ateş Beyin koordinesinde Milliyetci Harekat Partisi Genel Başkanımız liderimiz   Dr. Devlet Bahçeli himayelerinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün  Samsuna çıkışının 100. Yılı münasebetiyle birinci ulslar arası Gençlik Konggiresi düzenlenip 18 Mayıs 19 Mayıs  tarihleri arasında Samsun ‘da bir çalışma yaptık.Bu Çalışma dahilinde bildiriler oturumlar içerisinde sunuldu.12 oturum dahilinde 45 bildirim verildi.81 ilden gelen Ülkü Ocakları Başkanlarından  sunum aldılar. Bu bildirimlerde genel anlamıyla Milli Mücadelenin dönem öncesi Osman’lı devletinin son durumları,milli mücadele dönemi TüRK milliyetçilerin duruşuları ,şekillleri yapılan çalışmalar  edebi yönleri ve tarihsel boyutları Milli Mücadelenin döneminde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yapmış oldukları çalışmaları ve diğer Avrupa devletlerinin bakışı,duruşu sunum yapıldı.Bu çalışma bir ilk ve Milli Mücadelenin birinci Gençlik Kurultayı’nın ilk açılı olmakla birlikte devamıdagelecektir.Bizlerde Ülkü Ocakları başkanları olarak himayelerinde sağlanmış olduğumuz  Milliyetci Harekat Partisi  Dr. Devlet Bahçeli beyefendiye bize yön  çizmelerinden dolayı teşekkür ederiz.Allah varlığımızı ,birliğimizi daim eylesin,var olsun Türk milleti var olsun Turan sevdamız”dedi.Kırşehir Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Akbayır’ın yapmış olduğu sunumda bildirgesi, İlk Türkçülük hareketi Osmanlı Devletinin son dönemlerinde devleti kurtarmaya yönelik fikir akımlarından biri olarak ortaya atılmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelini oluşturarak dünden bugüne varlığı sürdürmüş ve sürdürmeye de devam edecektir.Türk Derneği ilk öncü kuruluş olarak bir başlangıç teşkil ediyordu.Türkçülük tarihindeki ikinci cemiyet Türk Yurdu Derneği'dir. 31 Ağustos 1911'de faaliyete geçmiştir. Kurucuları arasında şair Mehmed Emin (Yurdakul), Müftüoğlu Ahmet Hikmet, Ağaoğlu Ahmet, Hüseyinzâde Ali (Turan), Dr. Âkil Muhtar ve Akçuraoğlu Yusuf beyler bulunuyordu.Türk Yurdu Derneği'nin nizamnamesindeki 4. madde, bu derneğin amacını şöyle belirtiyordu:‘Türk çocuklarına mahsus bir pansiyon açmak, Türklerin zekâ ve irfanca seviyelerinin yükselmesine çalışmak, vâridat (gelir) ve teşebbüs sahibi olmalarına hizmet etmek, bu amaçları gerçekleştirmek üzere bir gazete yayınlamak.’Dernek, gazete değil ama bir dergi çıkarmıştır. Bu derginin adı Türk Yurdu'dur. Günümüzde de yayın hayatına devam eden Türk Yurdu, demek ki doskan yılı aşkın bir zamandan beri -bazı kesintilerle de olsa- ayakta kalmasını bilmiştir.
Türklüğüne vurgu yapılan şehirlerden birisi de Antep'tir. 23 Kasım 1919’da şehirde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin Şubesi faaliyetlerine başlamıştır. Üsteğmen Sait Bey, ‘Şahin’ takma adıyla Kuvayı Milliye Komutanlığına atanması halkın da teşkilatlanmasında yardımcı olmuştur. Fransızların şehri kuşatmasına aylarca direnen Türk kuvvetleri 9 Şubat 1921 de teslim olmak zorunda kalmışlardır. ‘Niçin veriyoruz? Eğer mukavele akdetmek, imza etmek lâzım ise, bu zarurete binaen veriyoruz. Yoksa Fransızların hatırı için, şu veya bu ihtiyaca binaen vermiyoruz. Antakya Türk‟tür ve daima Türk kalacaktır ve benim kalbim daima onunla beraber kalacaktır. Bütün Türklüğün menfaati namına buna katlanmak zorundayız.’‘Kızıl elma’, Türkler arasında cihan hâkimiyetinin sembolüdür. Kızılelma Türklerin yaşadıkları bölgeye göre daha batıda, ulaşılması gereken bir yerdir. Kızılelma, hâkimiyetin veya fethedilmek üzere seçilmiş yerin sembolüdür. Kızılelma motifi Türklerde çok eski inançlara ve töreye dayanır. Barlık suyu boyunca oturan Oğuzları, buradan hep batıya doğru yürüten güç Kızılelma olmuştur. Kızılelma çok güçlü bir fetih idealinin sembolü olmuştur. Ergenekon Destanı’nda Ergenekon’dan çıkma ve eski yurda yeniden sahip olma idealidir. Ulaşılması gereken, ülkeleri ele geçirmek için fetihleri amaç hâline getiren bir semboldür7.Türkler hangi yöne giderlerse gitsinler elde etmek istedikleri zafere, Kızılelma adını vermişlerdir. Türk’ün ortak bilinçaltında yaşayan bu ideal Osmanlılar zamanında yazılı kaynaklara da geçmiştir. ‘ Kızılelma ideali, 20. yüzyıl basından itibaren gelişen Türkçülük akımı ve geliştirilmek istenen millî mefkûreyle tekrar gündeme gelmiş ve bu görüşleri savunanlar için motive edici bir güç olmuştur. Bunun edebiyata yansımaları ise Ziya Gökalp’te ve Ömer Seyfettin’de görülür.’8 Kızıl Elma, bütün Türklerin bir araya gelerek kuracakları TURAN DEVLETİDİR.
Mustafa Kemal Paşa; ‘ Burada maksat olan ve Meclis-i Âlinizi teşkil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Lâz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anasır-ı İslamiyedir, bu Heyet-i Aliye‟nin temsil ettiği, hukukunu, hayatını, şeref ve şanını kurtarmak için azmettiğimiz emeller, yalnız bir unsuru İslam‟a münhasır değildir. Anasır-ı İslamiyeden mürekkep bir kitleye aittir.’
TBMM’nin 1920-1950 yıllarıarası meclis zabıt kayıtları incelendiğinde, Türkiye Cumhuriyeti devletinin özellikle Atatürk döneminde birçok alanda Türkçü bir politika uyguladığı görülmektedir. Dönemin Cumhurbaşkanı, başbakanları, bakanlarının konuşmalarına bakıldığı zaman Türk vurgusunun ne kadar baskın olduğu anlaşılmaktadır. Aynı yorumlar dönemin milletvekilleri için de söylenebilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından öncesinde ve sonrasında Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alan bölgelerin akıbeti hakkında milletvekilleri saptamalarda bulunmuş, Türklerin çoğunlukta olduğu yerleşim yerlerinde hak iddia etmişlerdir. Türkçe hususunda özellikle Aksaray Milletvekili Besim Atalay, Türkçü kimliğini her fırsatta dile getirip, kelimelerin Türkçeleştirilmesi yönünde mecliste yoğun bir çaba sarf etmiştir.
Bunun yanı sıra İstanbul Milletvekili Yusuf Akçura, tarih derslerinde Türk Tarihi ağırlıklı bir eğitim programı olması gerektiğini defalarca dile getirmiştir. Akçura da tıpkı Besim Atalay gibi Arapça, Farsça, Frenkçe yabancı kökenli kelimelerin yerini Türkçe kelimelere bırakması yönündeki girişimlere destek olmuştur. Yeni Türk Alfabesinin 1928 yılında kanunlaştırılması ile birlikte Türk milleti için okuma-yazma öğrenme seferberliği başlatılmıştır. Dönemin liderleri yeni alfabe ile okuma-yazma öğrenmenin daha kolay olduğunu konuşmalarında ifade etmişlerdir. Çıkarılan kanun ile gazetelerinde yeni Türk Alfabesini kullanan gazete sahiplerine devlet prim vermiştir.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ALINTI YAZARLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku