Güncel

“ORGAN BAĞIŞINI, İNSANIN İNSANA YAPABİLECEĞİ EN BÜYÜK YARDIM”

“ORGAN BAĞIŞINI, İNSANIN İNSANA YAPABİLECEĞİ EN BÜYÜK YARDIM”

8 Kasım 2019 07:55
-A

+A

3-9 Kasım Organ Bağışı haftası dolayısıyla Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesin de kurulan organ standını Kırşehir Sağlık Sen Şube Başkan ve Yönetimi olarak Organ Bağışında bulundu.
Kırşehir Sağlık Sen Şube Başkanı Yasin YÜCESAN  yaptığı açıklamada;”Ülkemizde her yıl 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası kutlanmaktadır. Yasal desteğe sahip olmasına rağmen organ ve doku nakli hizmetlerinin geliştirilmesinde en önemli husus organ ve doku bağışının temini, bu bağışın artırılması için kamuoyunda bu konudaki bilgi eksikliğinin giderilmesi, organ bağışı bilincinin geliştirilmesi ve halkın organ ve doku bağışı konusunda teşvik edilmesi gereklidir. Bu konuda bütün eğitim kurumlarına, basına ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir.
Türkiye’de organ bağışı ve nakli sayılarının yetersizliği son dönem organ yetmezliği nedeniyle tedavi görmekte olan birçok hastanın organ beklerken hayatını kaybetmesine neden olmaktadır.
Hastaların yaşam süresi ve kalitesinde, ülke ekonomisi ve iş gücünde ağır kayıplara yol açan söz konusu organ yetmezlikleri önemli bir sorun olarak gündemdeki yerini korumakta olup, organ bağışı ve nakli sayılarının artırılması hedeflenmektedir.
Türkiye organ nakli faaliyetleri için yeterli donanıma, deneyimli nakil ekiplerine ve nakil merkezlerine sahiptir. Aşılması gereken en önemli sorun kadavra bağış oranındaki yetersizliktir. Unutmamak gerekir ki, her bağış yeni bir hayattır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ naklinin caiz olduğunu bildirmiş ve organ bağışını, insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır.
Ülkemizde organ bağışları T.C. Sağlık Bakanlığı kontrolü ve denetiminde yapılmaktadır. "Türkiye Organ ve Doku Nakli Bilgi Sistemi" vasıtasıyla organ dağıtımı en adaletli ve şeffaf biçimde yapılmaktadır.
Ülkemizde organ olarak, böbrek, deri, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve incebağırsak nakilleri; doku olarak kemik, kemik iliği, kornea ve kalp kapağı nakilleri yapılmaktadır. Organ bağışı yapmak isteyen vatandaşlar, il sağlık müdürlükleri, hastaneler, organ nakli yapan merkezler, aile hekimliklerine başvurabilir, detaylı bilgi alabilirler “dedi.
. ORGAN BAĞIŞI NEDİR?
Ölümünüzden sonra organlarınızın başka bir insan için kullanılmasına izin vermenizdir. Görmeyen bir insanın görmesini ya da hayatını diyaliz cihazına bağlı olarak sürdüren bir böbrek hastasının hayata dönmesini sağlar.
HANGİ ORGANLAR BAĞIŞLANABİLİR?
Sağlıklı her organ bağışlanabilir. Ülkemizde: kalp, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası , kas ve kemik iliği gibi dokular başarıyla nakledilebilmektedirler. Bir kişi organlarını bağışlayarak bir çok insana yaşama şansı verebilir.
ORGAN BAĞIŞI NASIL NEREYE YAPILIR?
Sağlık Müdürlüklerinde,
Hastanelerde,
Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında),
 Organ Nakli Yapan Merkezlerde,
Organ nakli ile ilgilenen Vakıf, Dernek vs. kuruluşlarda
organ bağışı işlemi yapılabilir.
Organ bağışında bulunabilmek için; organ bağışı kartını iki tanık huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir.Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı olacaktır.Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağış kartını daima yanında taşıması organ bağışı işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararını ailesine bildirmelidir.
ORGAN BAĞIŞINI KİMLER YAPABİLİR?
1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışı yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmak ve bu dileğinizi iki tanık huzurunda sözlü olarak yapmanız, ayrıca bunun bir hekim tarafından tasdik edilmesi yeterli olacaktır. Bunun için en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak "Doku ve Organ Bağış Belge"nizi alabilirsiniz. İllerde bağış yapabileceğiniz merkezler Devlet Hastaneleri olarak belirlenmiş olup bulunduğunuz ilde hangi hastanelerin kayıt kabulü yaptığını öğrenmek için buraya tıklayınız.
ORGAN ALIMI NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?
Organlarınızın alınması işlemi, konunun uzmanı doktorların bulunduğu Sağlık Bakanlığı ve Üniversite Organ Nakil Merkezlerinde gerçekleştirilir. Organ bağışında bulunduğunuz taktirde organ bekleyen hastalara yaşama şansı verebilmeniz için "Bağış Belgenizi" bir kimlik gibi sürekli yanınızda bulundurmanız ve bu konuyla ilgili olarak yakın akrabalarınıza bilgi vermeniz gerekmektedir.
ORGAN BAĞIŞINIZDAN KÖTÜ NİYETLE FAYDALANILABİLİR Mİ?
Benim de geçti; bir çoğunuzun aklından geçiyordur. Ya ben gerçekten ölmeden organlarımı alırlarsa?! Şimdi çok sıkmadan bir iki yasadan bahsedeceğim. Malum: Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun;
Madde 11: Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri Kardiolog, biri Nörolog, biri Nöroşirürjiyen ve biri de Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.
Madde 12- Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin; ölüm halini saptayacak olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.
Madde 13- Madde-11' e göre ölüm halini saptayan hekimler; ölüm tarihini, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan bir tutanak düzenleyip, organ ve dokunun alındığı sağlık kurumuna vermek zorundadırlar. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süre ile saklanır.
Kısacası, organların alınmasına karan veren hekimlerin; organların kime verileceğini belirleme şansı yoktur. Ayrıca, organ bağışlayan kişinin organlarının kullanılması; ancak o kişiye tıbben yapılacak tüm tedaviler uygulandıktan sonra gündeme gelebilir. Tabi, ülkemizde --organ bağışlamış ya da bağışlamamış farketmez-- herhangi bir hastaya, ne dereceye kadar tıbbi müdahaleler yeterli kalmakta ayrı bir tartışma konusu, ama bir hekimin asıl görevi hastalarını tedavi etmektir. Hipokrat' ın koyduğu esaslardan biri olan "önce zarar verme" (primum nil nocere) tüm hekimlerin ilk amacıdır. Hekim bir hasta ile karşılaştığında ona zarar vermeden tedavi etmek üzere eğitilmiş ve yemin etmiştir. Yapılan tüm girişimlere rağmen, hasta hayatını kaybeder veya hayatını kaybetmiş olarak hekime ulaşırsa; organ alımı konusu o zaman gündeme gelebilir. Bu gibi durumlarda da, hekimleri zan altında bırakmamak için yasal düzenlemeler yapılmıştır. Hastayı ilk değerlendiren ve tedavisini planlayan hekim veya hekimler ile organ naklini yapacak hekimlerden hiçbiri, hastada "beyin ölümü" gelişip gelişmediğini belirleyen grubun içinde olamaz. Dört farklı uzmandan oluşan hekim grubu, bu durumdaki hastayı değerlendirir; muayene ve diğer tetkikler ile objektif kararını verir. "Hastada beyin ölümü mevcuttur" kararı rapor ile belirlendikten sonra bile, organların alınabilmesi çeşitli koşullara bağlıdır.
Eğer bu konuda hala bir tereddüt içerisinde iseniz yalnızca ailenize ve sevdiklerinize organlarınız bağış konusunda vasiyet edin..Böylelikle bu korkunuzda ortadan kalkacak zaten ailenizin ölümünüzle organ bağışlamanız konusunda en ufak bir tereddütü kalmayacaktır.Herzaman son karar ailenizde bitecektir.
 

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku